
Mertim ve ben dün gece sözlendik... çok keyifli geçti, onlar ailecek geldiler (kumam da bu aileye dahil tabiki) , güzel yemekler yedik, güzel sohbetler edildi, ve beni babamdan istediler, o da hazırda bekliyomuş gibi hemen verdi beni :-) ben zaten isteme olduktan sonra yapmam gereken bir hareketi (yani çikolata tutma hareketini), kahveyle iyi gider diye bir güzel kahveleri verince çikolataları da ikram ettim. anlayın artık. sonra resimler çekildi ve gittiler. (Allahım nazardan saklasın, gözü olanın gözü çıksın, ve tüm herkese hayırlısını nasip etsin inşallah...)
Ama sonra sabah kalktık, babamın dün eniştesi vefat ettiği için annemler, amcamlar falan köye gitmek için yola çıktılar ve trafik kazası geçirdiler. çok şükür ki hiç birinde ciddi bir olay yok, ezikler, burkulmalar, sıyrıklar falan var. Ama çok korktuk....
Neyse diyip şükrettik daha fazlası olmadığı için. Hayat çok kısa arkadaşlar ve çokta nankör, bir anda satabilir sizi kötü bir olaya. O yüzden hep mutlu olun, huzurlu bir yaşam seçin, öyle çok paralar kazanıcam diye ömrünüzü işe adamayın. "GEÇİNMENİZİ SAĞLAYACAK KADAR PARA YETER" fazlasına gerek yok.
Salak yaşamayın yani, gezin, yiyin, için. çünkü tıpkı Hakan Beyin dediği "yaşayacak çok az zaman, ve yapacak o kadar çok şey varki, nasıl sığdıracağım bu hayata?"
Hepinizi çok seviyorum....